GÜNÜN ANALİZİ
Fercan Yalınkılıç
Her piyasada olduğu gibi tahvil fiyatlarını normal şartlarda arz talep belirler. Ancak 2008 yılında piyasalara likidite pompalayarak krizin daha da derinleşmesini önlemek isteyen ABD Merkez Bankası Fed, tahvil satın almaya başladı. Fed piyasadaki tahvilleri satın alıp karşılığında nakit verdiği için tahvil fiyatları yükselmeye başladı. “Niceliksel genişleme” denen bu operasyon da faizlerin hiç olmadık seviyelere inmesine sebep oldu. Tahvilleri Fed’den önce alıp sonra yüksek fiyattan Fed’e satmak isteyen yatırımcılar ABD tahvil balonunun daha da şişmesine sebep oldu. 10 yıllık tahvil fiyatları Fed ve spekülatif alımlarla yükselirken faizler de tarihte görülmedik düşük seviyelere geriledi.Peki bundan sonra ne olacak? Niceliksel gevşeme ile tahvil fiyatlarının ilişkisi nedir? Fercan Yalınkılıç'ın yazısının okumak için haberin devamını tıklayın.
Tahviller
birer borçlanma aracıdır. 1 ay, 5 ay , 1 yıl, 10 yıl, 30 yıl gibi çeşitli
süreler için satılırlar. Tahvili satan şirket yada devlet, tahvili alan
yatırımcıya yıl içinde belli aralıklarla süre sonuna kadar kupon ödemesi yapar.
Tahvilin süresi dolduğunda ise tahvil “İTFASI” gerçekleşir. İtfada tahvilin
nominal değeri yatırımcıya ödenerek borçlanma anlaşması biter.
Örneğin
ben Türkiye Cumhuriyeti’nin sattığı devlet tahvillerinden %10 faiz veren 5
yıllık olanını 100 TL’den aldım. Tahvilin nominal değeri de 100 Lira. Yani ben
yıl içinde nominal değerin %10’u olan 10 lirayı kupon ödemesi olarak, 5 yıl
boyunca alacağım. 5. yılın sonunda gerçekleşecek olan itfada ise nominal değer
olan 100 Lirayı almış olacağım. Buna karşılık 100 lira ödemiş olacağım.
Ödediğim
para:
100 TL
Alacağım
ödemeler:
Kupon
ödemeleri: 10 (1.yıl) +10 (2.yıl) + 10 (3.yıl) +10 (4.yıl) +10 (5.yıl) = 50TL
İtfa
değeri: 100TL
Toplamda
elime geçecek para: Kupon+itfa değeri: 50+100=150 TL
Kupon
ödemesi olan %10’luk orana tahvilin faizi ya da verimi (yield)
denir. Tahvilin fiyatı arttıkça verimi azalır, fiyat düştükçe tahvil verimi
artar. Eğer ben tahvilimi 100 TL yerine diyelim 110 TL satın alsaydım, tahvilin
faizi %10 değil, %8 olacaktı. Çünkü benim ödediğim para arttıkça tahvilin bana
getirisi azalacak yani verimi düşecekti. Eğer ben tahvili 90 liradan alsaydım
bu sefer tahvil faiz oranı yani verimi %13 olacaktı. Tahvil faizleri
tahvil fiyatları ile daima ters hareket eder. Biri artarken öteki azalır.
Tahvil
satan şirket ya da ülke ne kadar güvenli görülürse tahvil faizi de o kadar
düşük olur. Tahvil satan kurum daha riskli ise bu sefer yatırımcı çekebilmek
için daha yüksek faiz ödemek zorunda kalır. Yatırımcılar ne kadar risk
alıyorlarsa, karşılığı olarak o kadar fazla getiri ihtimali beklerler. Güvenli
görülen bir kurumun sattığı tahvilin fiyatı yüksek, faizi düşük olur. Riskli
bir kurum ise yüksek faiz, düşük fiyatta tahvil satabilir.
Tahviller
fiyatlanırken bundan daha karışık ve “paranın bugünkü net değeri” denen bir
yöntem kullanılır. Ancak bu basit örnek bizim Amerikan tahvillerinin niye balon
olduğunu anlamamıza yarayacaktır.
EN
BÜYÜK TAHVİL ALICISI: AMERİKAN MERKEZ BANKASI
Her piyasada olduğu gibi tahvil fiyatlarını
normal şartlarda arz talep belirler. Ancak 2008 yılında piyasalara likidite
pompalayarak krizin daha da derinleşmesini önlemek isteyen ABD Merkez Bankası
Fed, tahvil satın almaya başladı. Fed piyasadaki tahvilleri satın alıp
karşılığında nakit verdiği için tahvil fiyatları yükselmeye başladı.
“Niceliksel genişleme” denen bu operasyon da faizlerin hiç olmadık seviyelere
inmesine sebep oldu. Tahvilleri Fed’den önce alıp sonra yüksek fiyattan Fed’e
satmak isteyen yatırımcılar ABD tahvil balonunun daha da şişmesine sebep oldu.
10 yıllık tahvil fiyatları Fed ve spekülatif alımlarla yükselirken faizler de
tarihte görülmedik düşük seviyelere geriledi.
Eğer
yeni bir niceliksel genişleme gelmez ise tahvillerin getirileri yatırımcılar
için şu an cazip değil. Bir toparlanma içinde olan Wall Street’te şirketlerin
ödedikleri temettü oranları yıllık %4’e yaklaşırken, tahvillerin yıllık faiz
ödemesi ise bunun yarısı. Wall Street’e duyulan güven arttıkça da yatırımcılar
tahvil satıp hisselere ve daha riskli yatırımlara kayacaktır. Bu da tahvillerde
büyük bir satış dalgası başlatabilir.
ABD
10 Yıllık faizlerinin çok uzun süre %2’nin altında seyretikten sonra şu an
%2,34’lere çıkmaya başlamış olması tahvil balonunun patlayacağının öncü
göstergesi olabilir. Oluşan balon patladığında tahvil fiyatlarındaki düşüşle
faizler %5’lere tekrar yükselebilir. Bu da tahvil yatırımcısının elindeki
tahvillerden zarar etmesine yol açar. Bu durumda da yatırımcılar tahvilleri
itfaya kadar düşük getiri ile ellerinde tutmak zorunda kalabilir.
