Fercan Yalınkılıç
Dünya, Yunanistan’la
patlak veren “Avrupa Borç Krizi”yle boğuşuyor. Şu ana kadar Avrupa Bankası, IMF
ve Avrupa Merkez Bankası’ndan oluşan Troyka, sorunlu ülkelere şu çözümü önerdi:- Size düşük faizli “KREDİ (Hibe değil)” veririz.
- Bunun karşılığında kamu harcamalarını kısarak borç oranınızı azaltmakla yükümlüsünüz.
1980’lerin başı. Latin Amerika ülkeleri aşırı borçlarla
boğuşuyor. 1970’lerde artan petrol fiyatları petrol üreticilerinde aşırı
likidite birikmesine yol açtı. Bu fazla likidite de gelişmekte olan Latin
Amerika ülkelerine aktı. Ülkelerine giren sıcak parayla başları dönen Arjantin,
Brezilya, Meksika ve Peru başta olmak üzere diğer latin ülkeleri aşırı
borçlanmaya başladılar. Başta bu yüksek borçların faizleri giren sıcak para ile
ödenebildiği için sıkıntı yoktu. Ancak ne zaman dünyada faiz oranları
normalleşmeye, sıcak para gelişen ekonomilerden tekrar gelişmiş olan ülkelere
akmaya başladı. Gelişmiş ülke para birimleri olan Dolar, Pound ve Alman Mark’ına
dönmek için sermaye Latin Amerika para birimlerini satmaya başladı. Bunun
sonucunda devalue olmaya başlayan Latin para birimleri yüzünden ülkelerin borç
seviyeleri ödenemeyecek seviyelere yükseldi.
Latin Amerika krizinin çıkış sebebi Avrupa’nın borç
krizinden farklı olsa da, bu noktadan sonra iki bölge krizi benzerlik
göstermeye başlıyor. 1985 yılında IMF, ABD’yi ve özel sektörü de arkasına
alarak Latin ülke bankalarının borçlarını ödeyebilmesi yeni bir takvim teklif
ediyorlar. Bunun karşılığında da Latin Amerika ülkelerinin kamu harcamalarını
kısmasını ve borç oranını azaltmasını istiyor. Tam bundan sonra da
Latin Amerika ülkeleri için herşey ters gitmeye başlıyor. Borç oranları kontrol
edilemez seviyelere çıkıyor. İşsizlik önce azalsa da sonrasında artıyor. Bir
çok Latin Amerika ülkesinde ayaklanmalar başlıyor. Yabancı yatırımcı da korkuyor,
ülkeye yabancı sermaye sokmak bir yana, olanı da dışarı kaçırıyor. Bu döneme “Latin
Amerika’nın kayıp onyılı” deniyor.
Latin Amerika bu krizden borçlarını ödeyerek çıkmadı.
Borçlarını ödeyemeyeceği kesinleşince Latin Amerika ülkeleri tahvil sahipleri
ile “Saç Traşı” üzerinde anlaştı. Yani Latin ülkeleri tercihli temerrüt yaşadı.
IMF şimdi benzer acı reçeteyi Avrupa Birliği ülkelerine de
uyguluyor. Şu ana kadar kurtarma paketi almak için IMF’ye başvuran Portekiz,
İrlanda,Yunanistan, Güney Kıbrıs ve bankaları için yardım isteyen İspanya
şimdiden Uluslararası Para Fonu’nun isteklerine boyun eğdi bile. İspanya
Başbakanı Rajoy 65 milyar euroluk kesinti paketini açıkladı. Yunanistan da IMF’yle
kesintiler konusunda anlaştı.
Şimdiyse en çok merak edilen IMF’nin reçetesini uygulamaya
başlayan Avrup, Latin Amerika gibi “Kayıp
on yıl” yaşayacak mı?


