Uzmanı olmayanlar için emeklilik fonu seçim! Fon seçerken nelere dikkat etmeli? Paranız size kalsın fonun cebine gitmesin!

GÜNÜN ANALİZİ
Fercan Yalınkılıç
   Emeklilik fonları özellikle sosyal güvenlik sistemi biraz sıkıntılı! olan Türkiye gibi ülkeler için oldukça önemli bir sistem. Son dönemde tasarrufun özendirilmesi politikası içinde de önemli bir yer tutuyor. Peki Türkiye'de emeklilik fonlarına yatırım yapmayı biliyor muyuz? Bir emeklilik fonu seçerken nelere dikkat etmeliyiz. Fercan Yalınkılıç yazısını okumak için haberin devamını tıklayın...







1) YÖNETİM ÜCRETİ KESİNTİSİ

Emeklilik fonu seçerken öncelikle bakmanız gereken şeylerden ilki fonun sizden ne kadar yönetim ücreti ve masraf kestiğidir. Emeklilik fonlarını yöneten bankalar sizin getirileriniz üzerinden yada yatırdığınız paranız üzereininden belli bir ücret keserler. Yönetim ücreti denen bu kesinti emeklilik fonunuzun karını ciddi şekilde etkiler.

Emeklilik fonlarında yönetim ücretinin nasıl getiriyi azalttığını şöyle bir örnekle açıklayalım. XYZ bankasının %5 yönetim ücreti alan ve varlıklarının tamamı ile İMKB 100 Endeksini birebir takip eden pasif bir emeklilik fonu olsun. Ben bu fona 2007 yılında 1000 TL para yatırayım.  Eğer ben bu fona para yatırmak yerine, IMKB hisselerinde direk yatırım yapsam getirim arasında bir fark olur muydu?

 Aşağıdaki tabloda İMKB 100’ün 2007’den 2012’e kadar performansı var. Son iki kolonda da  İMKB’deki hisselere ve %5 yönetim ücreti kesen emeklilik fonuna 2007 başında 1000 TL  yatırılsa 2012 başında paramın ne kadar olacağı var. Farkedileceği gibi %5 kesinti 5 yıl sonunda paramın yatırdığım seviyenin altına düşmesine sebep oluyor. Normalde 5 yılda 305 TL kar edecekken, her yıl kesilen %5 yönetim ücreti yüzünden emeklilik fonumdaki para yatırdığım seviyenin altına düşüyor
O yüzden eğer yönetim ücreti yüksek bir emeklilik fonu seçerseniz emeklilik paranız sizin değil, fonu yöneten bankanın cebine gider.
Peki diğer varlık sınıflarında da söz konusu durum geçerli mi? Altına bakalım:

2) GEÇMİŞ PERFORMANSLARA BAKIP ALDANMAYIN:

Yatırımcıların çok yaptığı bir hata da fonların geçmiş performanslarına bakıp emeklilik fonu seçmektir. Gerek SPK’nın fon tüzüklerine zorunlu olrak koydurduğu gerekse fon yöneticileri arasında çok meşhur bir söz vardır:

GEÇMİŞ YILLARDAKİ PERFORMANSLAR GELECEK İÇİN BİR GÖSTERGE DEĞİLDİR ”

Altının yada hisselerin son dönemde çok yükselmiş olması bu sene de yükseleceği anlamına gelmiyor.  O yüzden yatırımcılar geçmiş yıllara değil, öngörülerine göre seçim yapmak durumunda

3) FON SEPETİ OLUŞTURMA

Meşhur başka meşhur bir söz de:

“Tüm yumurtalarınızı aynı sepete koymayın”

Çünkü o sepet düşerse tüm yumurtalarınız kırılır. Eğer sadece hisse senetlerine, altına, dövize yada başka bir varlık sınıfına yatırım yapan bir fon seçerseniz, o varlık sınıfında ciddi düşüşler yaşanırsa, emeklilik düşlerinize güle güle demek zorunda kalabilirsiniz. O yüzden bir kaç varlık sınıfına yatırım yapan bir emeklilik fonu seçebilirsiniz. Yada paranızı bir kaç farklı varlık fonuna dağıtabilirsiniz.

Sepetlemenin riski dağıtmaktan farklı bir diğer avantajı da getiri ihtimalinin arttırmaktır. Diyelim ki sizin emeklilik fonu sepetiniz içinde emtia, döviz ve İMKB bulunuyor. O sene de döviz patladı ve çok iyi getiri sağladı. Sizin fonunuz sırf dövize yatırım yapan bir fon kadar getiri getirmese de en azından dövizdeki getiriden faydalanmış olacaksınız. Sırf İMKB ya da sırf emtiaya yatırım yapan diğer fonlardan da getiriniz fazla olacaktır.

4) ENDEKS FONLARI,  ÇOK AL/SAT YAPAN AKTİF FONLARA GÖRE DAHA YÜKSEK GETİRİ SAĞLAR

Endeks fonları İMKB 100 gibi bir endeksi takip etmek üzere kurulur. İMKB 100 endeksinin içeriği değişmediği sürece, fonlar hisselerini değiştirmez. Aktif fonlar ise kendi öngörülerine göre belli hisseleri yada başka varlık sınıflarını alıp satarlar.  Her al/sat yaptıklarında da fon varlıklarından yani sizin paranızdan çalıştıkları aracı kuruma komisyon öderler. Bu komisyonda sizin getirinizin azalmasına yol açar.

Bir diğer sıkıntıda dünyada aktif fonların %70’inin performansı takip ettikleri endeksin altında kalıyor. Doğru hisse seçebilmek zaten başlı başına zor bir işken, ödenen komisyonlarla endeksi geçmek daha da zor hale gelir. O yüzden uzun vadede endeks fonlarının büyük bir kısmı , aktif fonlardan daha iyi getiri sağlar.