31 Aralık itibariyle görevi bırakacak olan İMKB Başkanı
Hüseyin Erkan CNBC-e’ye konuştu. Erkan göreve yeniden gelmek istermisiniz? Sorusuna
‘Öyle bir takdir olursa yararlı olmak isterim.’ Diye yanıtladı. Erkan atamanın
bu hafta yapılmasını beklediğini, eğer gecikirse İMKB yönetimi açısından büyük
boşluk olacağını söyledi. Erkan İMKB’nin şirketleşmesi konusunda Polonya
Borsası’nı örnek gösterdi.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin
Erkan, bu hafta sonuna kadar Borsada yeni yönetimin atamasının yapılacağını
belirterek, yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 31 Aralık'a kadar kamu
tarafından başkan dahil olmak üzere 4 kişinin atanacağını bildirdi. Erkan,
CNBC-e'ye yaptığı açıklamada, yeni KHK ile 31 Aralık'a kadar kamu tarafından
başkan dahil olmak üzere 4 kişinin atanacağını, atanacak kişi ve başkanın yeni
belirlenmiş bazı kısıtlamaları, nerelerde görev yapmamaları ya da ticaretle
uğraşmamaları gerektiği konusunda çeşitli kısıtlamalar bulunduğunu, çoğunun
öncekine benzer olduğunu, ancak yeni getirilmiş bazı ekstra kısıtlamaların da
olacağını söyledi. Bundan sonra KHK ile
belirlenmiş bir atama şekli ve özlük hakları olacağını belirten Erkan, atamaların
ne aşamada olduğuna ilişkin bir soruyu, ''Şu ana kadar bana ulaşmış olan
herhangi bir bilgi yok. Ama sayın bakanımızın birkaç gün önce yapmış olduğu bir
açıklamada mutlaka hafta sonuna kadar bunun belirleneceği hususunda bir
açıklamaları oldu. Zaten olması gereken de o. Herhangi bir boşluğun oluşmaması
gerekiyor'' şeklinde yanıtladı.
Erkan, ''31 Aralık'a kadar atanmazsa ne olur, işler aksar
mı?'' sorusu üzerine, ''Aksar tabii ki... Çünkü Yönetim Kurulu aslında bizde
bir icra kurulu gibi çalışıyor. Haftada bir toplanması lazım. Yönetim Kurulunun
alması gereken kararlar, dolayısıyla sadece başkanlık yetkisinde olan işlemler
değil, birçoğu da yönetim Kurulu yetkisinde olan konular...'' diye konuştu.
Görevini vekaleten devam ettirme yetkisine sahip olmadığını
bildiren Erkan, şunları kaydetti:
''Böyle bir durum yok. Orada da boşluk diyemeyeceğim
kadar açık. Yani 31 Aralık'ta görevimiz bitiyor. Dolayısıyla vekaletle yürütme
gibi bir şey yok. Ancak KHK ile bir atama şeklinde yapılabilir. O açıdan bu hafta
sonuna kadar zannediyorum yapılacaktır. Boşluk, İMKB'de bir belirsizlik, karar
almalarda sorun yaratır. Hükümetimiz zaten bunun bilincindedir. O açıdan ben
bir boşluk olacağını zannetmiyorum.''
Erkan, yeniden başkan olup isteyip istemediğinin sorulması
üzerine, bunun hükümetin alacağı bir karar ve onların takdirine bağlı olduğunu
belirterek, ''Böyle bir takdir olursa ve onların görüşü doğrultusunda planlar
yürürlüğe konulursa bu konuda yararlı olmayı isterim'' dedi.
-''Şirketleşme süreci doğru bir süreç''-
Hüseyin Erkan, gerek İMKB'nin AŞ'leştirilmesi gerekse
ondan sonraki dönemde özel şirkete dönüşmesi konusunda Borsanın kamunun malı
olması nedeniyle yönetiminde söz sahibi olmak istemesinin doğal karşılanması
gerektiğini belirterek, 2003'den beri gündemde olan İMKB'nin AŞ'leştirilmesi ve
özelleştirilmesi konusunun belli bir süre önce kesintiye uğradığını, İMKB'nin
özelleştirilmesi kararının devlete kalan bir karar ve kamunun çıkaracağı
kanunlarla yapılması gereken bir şey olduğunu, henüz yapılamadığını anlattı. Erkan, ''Hükümet de bunun farkında olduğu için
artık bu konuya el atmak ve sermaye piyasasını sadece İMKB olarak düşünmemek
lazım, burada başlatıp belki diğer alınacak tedbirlerle beraber sermaye
piyasasını büyütme niyetleri var. Ben bunu da takdirde karşılıyorum'' diye
konuştu.
Şirketleşme sürecinin doğru bir süreç ve şirketleşirken
seçilecek modelin çok önemli olduğunu vurgulayan Erkan, ''Eğer bir KİT haline
gelecekse, yani sermayesinin yüzde 100'ü kamuya ait olan bir şirket olacaksa
burada çeşitli sakıncalar var. AŞ'leştiği andan itibaren kamunun payının yüzde
50'nin altında olması ama belli konularda da veto yetkisinin kamuda bulunması,
yani bir altın hisse uygulaması gibi bir uygulamayla zannediyorum İMKB, çok
daha esnek, çok daha dinamik bir yapıya ve hızlı karar alma imkanına kavuşur''
dedi.
Bu konuda çeşitli modelleri çalıştıklarını ifade eden
Erkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'ye uygun olacak modeli bir şekilde kendimiz
belirlememiz gerekiyor. Her ülke farklı modeller uygulamış. Dünyayı görerek
bize uygun olan modeli seçmemiz lazım. Polonya'nın takip etmiş olduğu yolu
önemsiyorum. Avrupa'da bir sürü borsa tek borsa altında toplanırken, Polonya
Borsası satışa çıktı. Polonya, 'milli piyasamızı korumak istiyoruz, aracı
kuruluşlarımızı ve aracılık faaliyetlerimizi ve sektörümüzü korumak istiyoruz.
Dolayısıyla Varşova Borsası, Polonya'nın borsası olarak kalmalı' diyerek bu
satıştan vazgeçtiler, sonuçta bir halka arz yaptılar. Ondan sonra da Varşova
Borsası çok hızlı bir şekilde gelişti. Şu anda Avrupa'nın en fazla halka
arzının yapıldığı borsa. Ben ona benzer bir yöntemin İMKB için... Halka arzın
daha doğru olacağını düşünüyorum.'' Erkan, İMKB'nin şirketleşmesinde
gecikildiğini de söyledi.