9 büyük bankanın mortgage batığı 43.5 milyar doları buldu

Dünyanın en büyük finansal kuruluşlarının mortgage krizi nedeniyle oluşan batıkları bir bir ortaya çıkıyor. Citigroup, Morgan Stanley, Merill Lynch, Bank of America, Bear Stearns, Wachovia, JP Morgan Chase, Goldman Sachs ve Lehman Brothers’in üçünçü ve dördüncü çeyrek toplam batığı 43.3 milyar dolar oldu. Söz konusu rakam 9 yatırım bankası mortgage menkul kıymetleri, özel sektör menkul kıymetlerinin değer kaybı nedeniyle ortaya çıkan rakamları miktarı içeriyor.

Goldman Sachs CEO'su bonus rekoru kırdı: 68 milyon dolar

Dünya ekonomisi çalkalanırken, finansal kuruluşlar birer birer zarar yazarken, Goldman Sachs senenin en büyük volisini vurdu. Şirketin CEO'su Lloyd Blankfein 68 milyon dolar bonus alarak Wall Street rekoru kırdı.



Mortgage krizi ile ortaya çıkan çalkantı başta, finansal kuruluşlar olmak üzere tüm dünya ekonomisini etkilerken, bir kişi şirketini ve kendisini tüm bu gelişmelerin dışında tutmaya başardı. O da Goldman Sachs’in CEO’su Lloyd Blankfein. Şirketten ABD Sermaye Piyasası Kurulu SEC’e yapılan açıklamada bu yıl, Blankfein’in tam 68 milyon dolar bonus alacağı açıklandı. Blankfein’in bu yıl evine götürdüğü 68 milyon dolarlık bonusun içerisinde hisse senetleri, hisse alım opsiyonlar ve nakit bulunuyor. Aslında Blankfein’in aldığı bonus bu yıl sektörün istisnası olarak görülüyor. Merill Lynch, Morgan Stanley, BEar Stearns gibi dünyanın önde gelen yatırım bankalarının başındakiler değil bonus almak, koltuklarını bile kaybettiler. Diğerlerinin aksine, mortgage krizine daha hazırlıklı yakalanan Goldman Sachs dördüncü çeyrek rakamlarını beklenin üzerinde geleceğini açıklarken, sektörün diğer devlerinin hemen tamamı mortgage batıkları nedeniyle karlarında azalma bildirdiler.
Örneğin işini kaybeden Morgan Stanley CEO’su John Mack Ve Bear Stearns CEO’su James Cayne primlerini almadan işlerini bırakmışlardı. Ayrıca Bears Stearns Yönetim Kurulu üyeleri de bu yıl prim almayacaklarını açıkladılar. Morgan Stanley CEO’su John Mack geçen yıl 40.2 milyon dolar, Bear Stearns CEO’su James Cayne ise 33.6 milyon dolar bonus almışlardı.
Öte yandan Mortgage krizi Wall Street’in bonus sistemini de etkiledi. Geçen yıl dağıtılan toplam bonus miktarı 23.9 milyar doları bulmuştu. Bu yıl bu rakamın yüzde 10 daha aşağıda olması bekleniyor.

Aslında Lloyd Blankfein sadece kendisine değil, çalışanlarına da kazandırdı. Şirketten yapılan açıklamada bu yıl Goldman Sachs çalışanlarının maaş ve primlerinin toplamının geçen yıla göre yüzde 23 artarak 20.2 milyar doları bulduğu belirtildi. Wall Street tarihinin en yüksek primini yine Goldman Sachs geçen yıl 54 milyon dolarla vermişti.

Enflasyon çift haneyi gidiyor. Aralık'da fiyatlar 1.7 artarsa yeniden çift haneyi göreceğiz


Enflasyonda son iki ayda belirgin biçimde hızlanan ivme, yeniden "çift haneli" enflasyon olasılığını artırdı. 2007 enflasyonunun tek hanede kalabilmesi için Aralık ayında aylık enflasyonun yüzde 1.69'u geçmemesi gerekiyor.Tüketici fiyatlarında (TÜFE) Ekim ve Kasım aylarında geçen yılın aynı aylarının açık farkla üzerinde gerçekleşen artışlarla Kasım sonu itibariyle yüzde 8.40'a ulaşan yıllık enflasyonda, yüzde 4 olan 2007 hedefine göre yüzde 100'den fazla, yüzde 6 olan belirsizlik aralığı üst sınırına göre de yüzde 50'ye yakın sapma yaşandı. Bu yıl Nisan'dan sonra hızla gerileyerek Temmuz'da yüzde 7'nin altına inen, ancak Ağustos'la birlikte yeniden yükselişe geçen yıllık enflasyon oranı Eylül sonunda yüzde 7.12 düzeyinde bulunuyordu. Enflasyon izleyen iki ayda ise ciddi boyutta ivme kazandı. Ekim 2006'da yüzde 1.27 olan aylık TÜFE artışının bu yıl aynı ayda yüzde 1.81 çıkması sonucu Ekim sonunda yıllık enflasyon yüzde 7.70'e yükseldi. Geçen yılın Kasım sonunda yüzde 1.29 olan aylık TÜFE artışının bu yıl aynı ayda yüzde 1.95 çıkması da yıllık enflasyonu yüzde 8.40'a kadar çıkardı.

ARALIK'TA YÜZDE 1.7 YILLIĞI ÇİFT HANEYE TAŞIYACAK
Aylık TÜFE artışı geçen yılın Aralık ayında yüzde 0.23 düzeyinde gerçekleşmişti. Gıda, giyim, konut gibi alanlardan gelen baskıyla Ekim ve Kasım'da hızlanan aylık enflasyonun bu yıl Aralık'ta da bu eğilimi önemli ölçüde koruyarak geçen yılın aynı ayındakinin oldukça üzerinde çıkması bekleniyor. 2007 yılı TÜFE artış oranının tek hanede kalabilmesi için Aralık ayındaki aylık oranın yüzde 1.69'u geçmemesi gerekiyor. Aralık'ta gerçekleşecek bu orandaki bir artışla yıllık enflasyon yüzde 9.98'e ulaşacak. Ancak aylık yüzde 1.7 ve üzerindeki artışlar yıllık enflasyonu yüzde 10 ve daha yüksek düzeylere taşıyacak.

TÜSİAD Başkanı Yalçındağ'dan iki önemli tespit:


1-"Rekabet gücünde gelişmiş ekonomiler arasına girmeye başladık. Ancak bu süreci devam ettiremedik. Başarılı olamadık. "

2-"AB ortalamasının yarısı kadar milli gelire sahip olmak pazarlıklardan elimizi güçlendirir. Ancak 2014 yılına kadar yılda yüzde 7.5 büyümemiz lazım. Bu artık zor."


Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, ''Önümüzdeki 6 yıllık dönemde ortalama yüzde 7,5 büyümek, geride bıraktığımız son 5 yıla oranla çok daha zor olacak'' dedi. TÜSİAD'ın ''Türkiye Ekonomisi İçin Büyüme Stratejileri'' başlıklı konferansı, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in de katılımıyla Hilton Oteli'nde başladı.Toplantının açılışında bir konuşma yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin güçlü demokrasi, güçlü sosyal yapı ve güçlü ekonomi temelinde çağdaş medeniyetler arasında yer alma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü, bunun sonucunda sürdürülebilir güçlü bir büyüme ile birlikte AB'ye tam üyeliğini ''vazgeçilmez bir hedef'' olarak gördüklerini söyledi.Türkiye'nin son 20 yıllık süreçte bu hedeflere önemli ölçüde yaklaştığını ve ithal ikamesine dayalı kapalı bir ekonomiden, dünya piyasalarına entegre olmuş rekabetçi bir ekonomiye geçiş sağladığını belirten Yalçındağ, bu süreçte önemli reformların gerçekleştiğini, ekonomi politikaları kapsamında yerinde kararlar alınarak, bunların kararlılıkla uygulandığını bildirdi.Ekonomide son 5 yılda yaşanan olumlu gelişmelere de değinen Yalçındağ, ''Ancak çoğu makro ekonomik alanda sağlanan bu başarılara rağmen işsizlik, yurt içi tasarruf açığı, bölgesel gelişim farklılıkları, kayıtdışı ekonomi, teknoloji ve inovasyonun yaygınlaştırılması gibi temel ekonomik alanlarda tıkanıklıklar ne yazık ki devam ediyor'' dedi. Bu tıkanıklıkların Türkiye'yi uluslararası rekabet arenasında öne çıkmaktan da alıkoyduğuna vurgu yapan Yalçındağ, küresel rekabet alanında uluslararası referanslardan biri sayılan dünya rekabet endeksi sıralamasına yıllar itibariyle bakıldığında 2004-2005 yıllarında Türkiye'nin önemli bir ilerleme kaydettiğini söyledi. Ancak takip eden yıllarda, diğer ülkeler karşısında rekabet gücünü tekrar yitirmeye başladığının görüldüğünü belirten Yalçındağ, son olarak 2007 yılı itibariyle Türkiye'nin 55 ülke içinde 48. sırada yer aldığını ifade etti. Yalçındağ, çok daha yakın rekabet içinde olduğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki 34 ülke arasında ise ancak 31. sırada yer aldığına işaret ederek, ''Bu rakamlar bize gelişmiş ekonomiler arasına girme sürecini başlattığımızı ancak devam ettirmede aynı oranda başarılı olamadığımızı göstermektedir'' dedi.
-''YÜZDE 7,5'LUK BÜYÜME ÇOK DAHA ZOR OLACAK''-
Yalçındağ konuşmasında, Türkiye'nin potansiyel büyüme seviyesini artırarak, üçlü büyüme sürecini sürdürülebilir kılmasının ekonomik refahı artırmanın yanında demokratik ve sosyal alanda yapmak istediği atılımları da mümkün kılacağını belirtti. Böylece 2014 yılında Türkiye'nin AB üyeliği hedefine ulaşmasının kolaylaşacağını söyleyen Yalçındağ, şunları kaydetti:''2014 yılında Türkiye'de kişi başı gelirin AB ortalamasının en az yarısı kadar olması, üyelik sürecinde ülkemizin eline güçlü bir koz verecektir. Bu nedenle potansiyel büyümemizi artırarak, önümüzdeki 6 yıl boyunca yıllık ortalama yüzde 7,5 civarında büyümemiz, ulusal muhasebe sistemimizin Avrupa muhasebe sistemine (ESA95) uyarlanmasıyla gerçekleşecek bir kerelik artış da dikkate alındığında, şu an Satın Alma Gücü Paritesine göre AB ortalamasının yüzde 28 civarında olan kişi başı gelirimizi 2014 yılında yaklaşık yüzde 48'e çekecektir.Ancak önümüzdeki 6 yıllık dönemde ortalama yüzde 7,5 büyümek, geride bıraktığımız son 5 yıla oranla çok daha zor olacak. Tüm diğer gelişmekte olan ülkelerin de yapmış olduğu temel reformların tamamlanması yüksek büyüme oranlarını muhafaza etmek için eskisinden daha fazla çaba harcamamızı gerektirecek. Makro ekonomik reformlarla elde ettiğimiz başarının ardından reform sürecinin ekonominin mikro düzeyine de ulaştıracak meşakkatli atılımları hızla gerçekleştirmeliyiz.''İç ve dış ekonomik eğilimlerin de bu açılımları zorunlu kıldığını belirten Yalçındağ, son 5 yıldır iç talep koşullarının belirlediği ve uluslararası finansal koşulların desteklediği büyüme sürecinin, 2006 yılının ikinci yarısı itibariyle dış talep odaklı bir niteliğe büründüğünü ve şimdiye kadar Türkiye'nin lehine çalışan uluslararası likidite ve talep koşullarının 2007 yılı itibariyle daha muğlak bir görünüme kavuştuğunu bildirdi.

Bakan Şimşek'in enflasyon yorumu: Maalesef enflasyon hedefinden uzaklaşıldı. Bu bir şok. Umarım geçici bir şok olur

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Sosyal Güvenlik reformunun bu yıl yasalaşacağını, ancak yürürlük açısından ise bazı maddelerinin yasalaşmanın hemen ardından, bazı maddelerinin de alt yapı çalışmaları gerektiği için gelecek yıl Mayıs ayında uygulamaya geçebileceğini söyledi. Bakan Şimşek, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) Ankara'da düzenlediği ''Türkiye Ekonomisi İçin Büyüme Stratejileri'' başlıklı konferansın çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şimşek, bir soru üzerine bundan bir kaç ay öncesine kadar çekirdek enflasyonun yüzde 5-6 aralığına oturmuş olmasına rağmen, gerek Türkiye gerekse dünyayı etkileyen kuraklık, gerekse enerji ve emtia fiyatlarındaki ciddi artışların, beklentiler noktasında enflasyonu yukarı doğru ittiğini kaydetti. Bu tür şokların genelde ''itici şoklar'' olduğunu belirten Şimşek, şöyle devam etti: ''Bu aşamada, bunun geçici bir şok olmasını ümit ediyoruz, çünkü bu türden şoklar genelde kalıcı değildir. Bu türden fiyatlar, sonsuza kadar yukarıya doğru yükselmez. 12 ay sonra bu şokun etkisi sistemden çıkar diye bakıyoruz.''

-ENFLASYON HEDEFTEN UZAKLAŞTI-

''Bu sene aslında çekirdek enflasyon itibariyle ciddi bir başarı elde edilmişti'' diyen Şimşek, gerek enerji fiyatlarındaki son derece hızlı yükseliş gerek dünya gıda ve emtia fiyatlarındaki artışın enflasyonu ciddi bir şekilde hedeften uzaklaştırdığına işaret etti. Çekirdek enflasyona yoğunlaşmada fayda bulunduğuna işaret eden Şimşek, ''Petrol fiyatları 50 dolarlardan 100 dolarlara çıkmıştır. Ama bunun tekrarlanmayacağını, emtia ve gıda fiyatlarındaki artışın süreklilik kazanmayacağını varsayarsak, enflasyondaki başarı aslında ortadadır. Yani orta dönemde Türkiye, düşük tek haneli enflasyonu gerçekleştirme hedefinde kararlı bir şekilde yoluna devam etmiştir'' diye konuştu.

-GÖZDEN GEÇİRME-

Bakan Şimşek, IMF tarafından gerçekleştirilen Gözden Geçirme çalışmasının ne zaman tamamlanacağına ilişkin bir soruya karşılık da ''Biz hazır olduğumuzda IMF'yi davet edeceğiz, bu sene ya da önümüzdeki senenin başında Gözden Geçirme aradan çıkacaktır. Bütçe bir geçsin ondan sonra'' yanıtını verdi. Şimşek, Merkez Bankası'ndaki atamaların ne zaman yapılacağına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta ise ''şu anda Para Kurulu işliyor, zamanı gelince o atamaları da yaparız. Dolayısıyla o konuda da önümüzdeki dönemde gerekli adımları atacağız'' dedi.

ABD 30 yıl sonra otomobil standartlarını değiştiriyor. İşte yeni standart!!!

Otomobilin icat edildiği ilk kullanıldığı ülke olan Amerika Birleşik Devletleri, yükselen petrol fiyatları nedeniyle enerji verimliliğine önem vermeye başladı. Kongre’de görüşülen yeni yasaya göre, bundan böyle ABD’de satılan otomobillerin bir galon yakıtla (4.5 lt) en az 35 mil (56.3 km) gidebilmesi zorunluluğu getiriliyor. Bu rakam mevcut düzenlemelere göre 25 mil.(40.2km) düzeyindeydi.
Kongre geçen ve ABD Başkanı George Bush’un onaylamasıyla yürürlüğe girecek yeni standartlarla, 2020 yılında ülkenin günde1.2 milyon varil petrol tasarrufu yapması öngörülüyor. Bu düzenlemeyle ABD’de dizel veya hybrid otomobillerin kullanımının artacağı belirtilirken, motor hacmi düşük otomobillerin kullanımının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar dizel ve hybrid otomobillerin ABD’de diğerlerine göre 2000-3000 dolar daha pahalı olduğuna dikkat çekiyorlar. Yakıt tüketiminin azaltılmasına yönelik teknoloji yatırımlarının da yeni otomobillerde tüketicilere de 2000-3000 dolarlık ek maliyet getirebileceğine dikkat çekiliyor. Bir Kongre üyesi yasanın tüketicinin cebinden çıkaracağı ekstra para konusunda getirilen eleştirilere ‘ABD halkı hiç görmediği ucup giden petrole ekstra para ödemektense, yeni teknolojiye ödemeyi tercih eder.’ Şeklinde yanıt veriyor.
Aslında ABD’lilerin büyük motor kullanma merakları ve benzinin yıllarca ucuz olması, standart değişiminin gündeme getirmemişti. ABD’de bir galon yakıtla (4.5 litre) 25 mil(40.2 km) gidilmesiniz öngören yasa tam 30 yıldır yürürlükteydi. Oysa bu dönemde Avrupa Birliği oldukça ilerleme kaydetti. AB’de bir otomobil bir galon (4.5 lt) yakıtla 37 mil (59.5 km) gidebilmesi zorunluluğu halen var. Üstelik AB bu rakamı 2012 yılında 50 mile (80.4 km) çıkaracak. Japonya’da ise halen bir otomobil 1 galon yakıtla (4.5 lt) 45 mil (72.4 km) yol alma zorunluluğu var. Çin’de bile bu rakam halen kullanılmakta olan ABD standartından iyi. Çin’de bir otomobil 1 galon (4.5 lt) ortalama 30 mil (48.2 km) gidebiliyor. Tabi uzmanlar hem AB hem Japonya hem de Çin’de ABD’ye göre çok daha küçük otomobillerin kullanıldığına dikkat çekiyorlar.

Fransız Vivendi 'Call of Duty'nin yapımcısı Activision'u satın aldı bilgisayar oyununda Electronic Arts'ı geçerek en büyük oldu

Dünyada konsoldisyon bir sektörde şirketlerin birbirini alarak evlilik ya da birleşmeler yoluyla olabildiği gibi, birbirini tamamlayıcı sektörlerden yapılan satın almalarla da olabiliyor. Fransa’nın medya devi Vivendi, ABD’li oyun yapımcısı Activision’u satın alarak, oyun dünyasına yepyeni bir soluk getireceğinin işaretini verdi. Vivendi Activision’un kontrol hissesine 9.8 milyar dolar verdi.
Medya devinin oyun bölümü ile Activision’un birleşmesiyle oluşacak yeni şirket, oyun sektörünün en büyügü olan Electronic Arts’ın da en büyük rakibi olacak. Vivendi’nin dünyada en bilinen oyunu ‘World of Warcraft’ iken satın aldığı Activision ‘Guitar Hero’ ve ‘Call of Duty’ gibi RPG(Roll Playing Games) oyunlarında adeta efsaneleşti. Aslında bu birleşmenin ardından tahmini rakamlara göre Activision, Electronic Arts’ı geçtiğini düşünenler bile bulunuyor.
Peki Fransa’nın en büyük ikinci mobil telefon operatörü SFR, dünyanın en büyük music şirketli Universal Music ve yine Fransa’nın ünlü televizyon şirketi CAnal Plus ile birlikte ABD’li NBC kanalının da yüzde 20’sine sahip olan Vivendi neden böyle bir satın alma gercekleştirdi?
Vivendi’nin oyun bölümü Vivendi Games, grubun en hızlı büyüyen ancak toplam gelirlerindeki payı ancak yüzde 4.5 olan şirketiydi. Yine de en son araştırmalara göre eğlence sektörünün 2011 yılında büyümesi yıllık ortalama yüzde 6.4’u bulurken, bilgisiyar oyunlarında büyüme yıllık yüzde 9.1 olarak gerçekleşecek ve yıllık büyüklüğü 48.9 milyar EURO’yu bulacak. Vivendi güçlü Euro düşük dolar nedeniyle yılın üçüncü çeyreğinde yedi çeyrek sonra ilk kez karında düşüş olacağınız açıkladı. Bir seferlik kar rakamı çıkarıldığında üçüncü çeyrekte şirketin karı yüzde 1.4 geriliyerek 721 milyon Euro’ya düşeceği açıklandı. Vivendi’nin özellikle yeni oyun konsolleri Play Station 3, Wii ve X Box’ın geldikleri nokta ile eğlence sektöründe yepyeni bir çığır açtıklarını ve karlılığın yüksek olduğuna yönelik öngörüsü nedeniyle bu satın almaya gerçekleştirdiği belirtiliyor.

EA İLE VİVENDİ TEK KALDI
Bilgisayar oyunları sektöründe Electronic Arts ile Vivendi, Activision satın alımıyla iki büyük oyuncu olarak pazarı domine ettiler. Satın almadan sonra uzmanlar EA’in gerçek anlamda bir rakibinin oluştuğuna dikkat çektiler. Aslında Vivendi, Activision’dan önce Elektronic Arts ile satın alma görüşmeleri yaptığını açıkladı. Bu anlaşmanın olmamasındaki temel etken, EA’in çoğunluk hissesinin Fransız devine satmak istememesi olarak açıklandı. Electronic Arts’ın piyasa değeri 17.7 milyar doları buluyor. Birleşme sonrası oluşacak ve adı Activision Blizzard olacak yeni şirketin ise piyasa değeri 18.9 milyar doları bulacak.

ABD'de işsizlik kasımda son 16 ayın en yükseğine çıkabilir. Ekonomistlerin kasım tahmini kaç?

ABD ekonomisinin içinde bulunduğu kaos işsizlik verilerine yansımaya başladı. Kasım ayı işsizlik verilerinin son 16 ayın en yüksek seviyesine ulaşabileceği belirtildi. Bloomberg Haber Ajansı’nın haberine göre, Kasım ayında ABD ekonomisinin 75 bin yeni iş yarattığı tahmin ediliyor. Bu rakam ekim ayında 166 bin seviyesindeydi. Bloomberg’in ABD İşgücü biriminin resmi rakamı açıklamasından önce ekonomistler arasında yaptığı tahminin ortalamasında işsizlik verisinin kasım ayında yüzde 4.8’e yükselmesi bekleniyor. Ekim ayında açıklanan resmi işsizlik verisi yüzde 4.7 seviyesindeydi.
Global Insight şirketinin baş ekonomisti Nigel Gault konuyla ilgili yaptığı açıklamada ‘Mortgage krizinden sonra tüketicilerin durumlarının kötü olduğunu ispat eden verilere bir de işsizlik ekleniyor’ diyerek durumu açıkca ortaya koydu. Gault, işsizliğin tüketim üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekti.
Tüketici harcamaları Ekim ayında beklenin altında yükselerek son altı ayın en düşük artışı yaşanmıştı.

Bloomberg’e göre önümüzdeki günlerde açıklanacak ekonomi datalar iyi gelecek

ABD’nin işsizlik verilerinin kredi krizine karşın Ağustos ayında son 6 yılın en düşük seviyesine inmesi bekleniyor. Bloomberg haber ajansının tahminine göre ağustos ayında 109 bin yeni iş imkanı yaratıldığı tahmininde bulunuldu. Temmuz ayında bu rakam 92 bin kişi olmuştu. Deutsche Bank menkul kıymet birimi ekonomisti Carl Riccadonna, ‘ekonominin temellerinden güzel sesler geliyor. Ben ekonominin parlamayı sürdüreceğini düşünüyorum.’ diyerek verileri yorumladı. İşte

BLOOMBERG TAHMİNLERİ
Tarih zaman Periyod Gösterge Tahmin Önceki veri
09/04 10:00 Tem. Yapı maliyeti 0.0% -0.3%
09/04 10:00 Ağu. ISM İmalat endeksi 53.0 53.8
09/04 10:00 Ağu. ISM İmalat(fiyat) 63.0 65.0
09/05 10:00 Tem. İkinci el ev satış(bekleyen) -2.0% 5.0%
09/06 8:30 2.çey. Verimlilik 2.5% 1.8%
09/06 8:30 2.çey Birim işçilik maliyeti 1.6% 2.1%
09/06 10:00 Ağu. ISM imalat hariç endeks 54.5 55.8
09/07 8:30 Ağu. Ort.Saatlik ücret 0.3% 0.3%
09/07 8:30 Ağu. Tarım dışı istihdam artış 109K 92K
09/07 8:30 Ağu. İşsizlik oranı 4.6% 4.6%
09/07 8:30 Tem. Toptan satışlar 0.7% 0.6%

Bloomberg haber ajansının tahminleridir. Zaman ABD saatine göre verilmiştir.

Türkiye kayıpta liderliği Arjantin'e bıraktı


ABD kaynaklı mortgage dalgası finansal piyasaları kasıp kavururken, ABD Başkanı George W.Bush ve Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke'nin son açıklamaları endişelerin boyutunu azalttı. Geçen hafta boyunca piyasalar Bush ve Bernanke'nin ne söyleyeceğine kilitlendi. İki otoritenin açıklaması piyasalara umut vermeye şimdilik yetti. Ve dünya borsaları geçen hafta 24 Temmuz'dan beri süre gelen kayıplarını azaltmaya başladı. Bernanke, ABD Merkez Bankası'nın yıllık konferansında yaptığı konuşmasında FED'in ulusal ekonomiye zarar veren kredi krizini önlemek amacıyla gerekli olan önlemleri alacağını açıklamıştı. ABD Başkanı Bush da kredi ile mortgage piyasalarında yaşanan endişeleri yatıştırmaya yönelik yaptığı bir konuşmada, önerilerinin ana hatları konusunda bilgi verdi. Bush, ABD'de batık kredilerden tüketicilerin etkilenmemesi için uygun faizli yeni krediler açılacağını ve kimsenin evsiz kalmayacağını söyledi. Bernanke'nin açıklamaları ise 18 Eylül'deki toplantı öncesinde 'faizde indirime gidilebilir' şeklinde yorumlandı. Hafta sonunda Dow Jones Endeksi 13.357 puana, Nasdaq Endeksi 2.596 puana çıktı. Tokyo Borsası cuma günü kapanışta 16.569 puanı gördü. Bu arada dünya borsalarının global çalkantı öncesinde zirvede olduğu 23 Temmuz'dan bu yana en büyük kayıp Arjantin'de Merval endeksinde yaşandı. Merval, geçen sürede yüzde 11.5 değer kazandı. Türkiye ise kayıpta liderliği 'yeni hükümet ve yeni programın' etkisiyle Arjantin'e devretmiş oldu. Türkiye'yi düşüşte 'carry trade'ler yüzünden kan kaybeden Japonya'da Nikkei endeksi izledi. ABD borsalarının kayıpları ise yüzde 4'lere indi. Böylece krizin anavatanı ABD'de borsalar yaralarını sardı.

Stiglitz: ABD ekonomisi derin bir gerilemeyle karşı karşıya kalabilir

Nobel ödüllü iktisatçı Joseph Stiglitz, ABD ekonomisinin yüksek riskli tutsat (mortgage) piyasasındaki sıkıntılar nedeniyle derin bir gerilemeyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.Dünya Bankası eski baş ekonomisti de olan Stiglitz, yaptığı açıklamada, ABD'de kredi piyasasında yaşanan sıkıntıların arttığını, bu yıl 1,7 milyon Amerikalının icra ve iflas nedeniyle evlerini kaybedebileceğini ifade etti.ABD'de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın geçen 6 yılda yüzde 20 artmasına karşın ücretlerin yatay bir seyir izlediğini anlatan Stiglitz, tutsat ödemelerinin arttığı buna karşın gelirlerin durgun bir seyir izlediği bir tablonun sevimli olmadığını vurguladı.Stiglitz, ABD ekonomisinin yüksek riskli tutsat (mortgage) piyasasındaki sıkıntılar nedeniyle derin bir gerilemeyle karşı karşıya kalabileceğini kaydetti.

ABD Ekonomisi 2.çeyrekte %4 büyüdü

ABD ekonomisi, 2007 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4 oranında büyüdü.ABD Ticaret Bakanlığı, 2007 yılı Nisan-Haziran aylarına ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) rakamlarını revize ederek, bu yılın 2. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4 oranında büyüme yaşandığını bildirdi. Böylece, 2006 yılının ilk 3 ayında kaydedilen yüzde 4,8'lik büyümenin oranının ardından en hızlı yükseliş de yaşanmış oldu.Bakanlık, bir ay önce, ikinci çeyrek için yüzde 3,4 oranında büyüme tahminde bulunmuştu.ABD ekonomisi 1. çeyrekte sadece yüzde 0,6 oranında büyüme kaydetmişti.2. çeyrekteki güçlü büyümeye karşılık ekonomistler, son günlerde yaşanan kredi krizinin yılın ikinci yarısında ABD'de ekonomik aktiviteyi etkileyeceğini ve GSYH'daki büyümenin ancak yüzde 2'nin üzerine çıkabileceğini belirtiyorlar.